Ana Sayfa / Haberler / Oğlu Otizmli Baba Hayatını “Özel” Çocuklara Adadı

Oğlu Otizmli Baba Hayatını “Özel” Çocuklara Adadı

Otizmli oğlu için eşiyle gittiği Avustralya’da, otistik çocuklarla ilgili yürüttüğü faaliyetler dolayısıyla “yılın babası” seçilen Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Eski Çağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Selim Pullu, “özel” çocuklara yönelik çalışmalarını kentte de sürdürüyor.

Afyonkarahisar Otizmli Çocuklar Derneğinde gönüllü görev alan Pullu, başta otistik çocuklar olmak üzere tüm engellilerin sorunlarıyla yakından ilgileniyor.

Pullu, 8 yaşında otizmli bir oğlu olduğunu söyledi. Oğlunun tedavisi için 5 yıl önce ücretsiz izin alarak Avustralya’ya gittiklerini ifade eden Pullu, halen oğlunun bu ülkedeki eğitim ve terapisinin devam ettiğini belirtti.

Pullu, bu süre içinde kendisinin de Avustralya’da otizmli çocuklarla ilgili faaliyetlerde bulunduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

“2016 yılında Avustralya’da ‘yılın otizmli babası’ ödülü aldım. Bu ödülü alan ilk Türk olarak hem memleketim hem kurumum adına çok gurur duydum. Ücretsiz iznim bitince Türkiye’ye döndüm ve görevime başladım. Şu anda da Afyonkarahisar Otizmli Çocuklar Derneğinin bir üyesiyim. Afyonkarahisar’daki engelli çocuklara, özellikle otizmli çocuklara yardımcı olmaya gayret ediyoruz. Otizmli çocuklarla ilgili faaliyetlerde bulunuyoruz. Onların sorunlarıyla ilgileniyoruz. Özellikle çocukların eğitimi ve müfredatın belirlenmesine ilişkin çalışmalara destek veriyorum. Otizmle ile ilgili seminer ve sempozyumlar düzenleyerek, bu konuda farkındalık oluşması için katkı sunuyorum.”

Otizmli çocuğu olan babaların dayanıklı olması ve hayatın zorlukları karşısında dik durması gerektiğini vurgulayan Pullu, “Engelli babası olarak bütün toplumun, engelli çocuğu bulunan babalara sahip çıkmasını istiyorum çünkü babalar hep güçlü, dayanıklı olmak zorundadır. Babalar duygularını belli etmemek zorundadır. Herkes onların yüzüne bakar. Biz duygularımızı yalnız yaşıyoruz. ‘Evin öksüzü babalardır’ derler. Biz duygularımızı mahsun yaşıyoruz.” diye konuştu.

– “Sizi gerçekten seven insanlar”

Pullu, oğlunun otizmli olduğunu öğrendikten sonra bu konuda kendisini geliştirmeye karar verdiğini aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sadece okulla yetinmemek lazım. Anne ve baba olarak üzerimizde çok büyük sorumluluk olduğunu düşünüyorum. Yaptığım çalışma ve araştırmalarla çok sayıda kurumda hem görev aldım hem çeşitli pozisyonlarda bulundum. Tabii çok fazla çocukla da tanıştım, ilgilendim. Tanıştığım çocuklar hayatımın bir parçası oldu. Artık sadece kendi oğluma değil, otizmli tüm çocuklara hayatımı adamış durumdayım. Kendi işimin yanı sıra otizmli çocuklar için hem ülkemizde hem dünyada yapılması gereken ne varsa, elimden gelen imkanlarla seferber olmaya çalışıyorum. Çocuklarla çalışmalarımda gördüm ki gerçekten otizmli çocuklar eğer kalbine ulaşabilirseniz sizi gerçekten seven insanlar çünkü otizmliler yalan söyleyemez. Onlarda böyle bir özellik yok. Sevince gerçekten severler. Çalışması oldukça zor ama bir kere başladığınızda bağımlılık yapabilecek kadar özel insanlar.”

– “Otizm standart gelişim bozukluğu değil”

Otizmli çocuklarla zaman geçirmeden önce onları çok iyi tanımak gerektiğine dikkati çeken Pullu, şunları kaydetti:

“Her çocuk kendine has özelliklere sahip olabiliyor. Otizm standart bir gelişim bozukluğu olmadığı için çocuğunuzu iyi tanımanız lazım. Bütün öğretmenlerin de yaptığı şey aslında bu. Ben kendi çocuğumdan yola çıkarak, benzer özellikleri, huyları varsa zorlanmıyorum. Eğer yoksa onu tanımaya çalışıyorum. Bu biraz zaman alıyor. Çoğu genellikle konuşmadığı için oyunlarla ya da dikkatini çekecek ne varsa onu bulmaya çalışarak, yaklaşma şansı buluyorum. Daha sonra zaten aramızdaki ilişki onun üzerinden devam ediyor.”

Kaynak: Milliyet

Bunuda Okumalısın

Çocukta davranış bozukluğu ve öğrenilmiş otizm problemi nedir?

Kontrolsüz teknoloji kullanımının çocuğun gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerine işaret eden Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, …