Ana Sayfa / Haberler / Çokuluslu bir çalışma, otizm riskinin büyük oranda genlere bağlı olduğunu gösteriyor.

Çokuluslu bir çalışma, otizm riskinin büyük oranda genlere bağlı olduğunu gösteriyor.

Her 161 çocuktan biri otizm riskiyle karşı karşıya Çokuluslu bir çalışma, otizm riskinin büyük oranda genlere bağlı olduğunu gösteriyor.

Otizm Spektrum Bozuklukları (OSB), kısacası otizmin görülme sıklığı ve dağılımının küresel incelenmesine göre, her 10 bin kişi başına 62 vaka söz konusu. Yani her 161 çocuktan biri otizm riskiyle karşı karşıya. Otizm Vakfı da ülkelere göre farklılık göstermekle birlikte OSB’nin günümüzde yaklaşık olarak her 150 çocuktan birini etkilediğini söylüyor. Peki ama kalıtımsal bir aktarım mı, yoksa çevre koşulları mı daha fazla etkili?
JAMA Psychiatry’nin beş ülkeden iki milyondan fazla çocuk üzerinde yaptığı analize göre, otizm riskinin yaklaşık yüzde 81’i kalıtsal genetik faktörlerden kaynaklanıyor.

Çalışma, çokuluslu bir popülasyonda otizm riskinin kalıtımsallıkla ilişkisini tahmin etmek için yapılan en büyük çalışma olarak nitelendiriliyor. Bulgular, İsveç’teki otizm riskinin yaklaşık yüzde 83’ünün kalıtımsal olduğunu öne süren ikiz ve ikiz olmayan kardeş çiftlerinin geniş bir araştırmasından elde edilen sonuçlarla da örtüşüyor. Bunu çalışmayı destekleyen bir başka çalışma da 2010 yılında yapılırken kalıtımın otizm riskinin yaklaşık yüzde 80’ine katkıda bulunduğu ortaya çıkarıyor.

Yeni çalışma, birkaç ülkeden çok sayıda ailenin katılımsal özelliklerini analiz ederek önceki çalışmaları geliştiriyor. New York’taki Icahn Tıp Okulu’ndan Psikiyatri Profesörü Joseph Buxbaum, “Çok büyük bir çalışma ve birçok bağımsız ülkenin tanısal kültürünü yansıtıyor” diyor. “Bu, yakın gelecekte görebileceğiniz muhtemelen en iyi tahmin.”
Araştırmacılar ayrıca otizme bağlı diğer faktörleri de inceledi. Örneğin, otizm riskinin yüzde18.1’i çevresel faktörlerden kaynaklanıyor. Ekip, ev ortamı gibi aile üyeleri arasında paylaşılan faktörlere de baktı, ancak genel olarak otizm riskine katkısını bulamadı. Analiz ayrıca, belli kronik koşulların, annenin genleri aracılığıyla otizm için risk oluşturmadığını da gösteriyor.

Pennsylvania’daki Drexel Üniversitesi’nden, çalışmaya dahil olmayan Epidemiyoloji ve Biyoistatistik Profesörü Brian Lee, araştırmacıların hamilelik sırasında yaşanan ateşli hastalıkları hesaba katmadıklarını söylüyor. Zira daha önce yapılan çalışmalar, hamilelik dönemindeki enfeksiyonlar gibi çeşitli annelik faktörlerinin otizmle yakın ilişkisi olduğunu gösteriyordu. Lee ayrıca, araştırmacıların riski tahmin etmek için kullandıkları algoritmaların otizm riskine bağlı diğer faktörleri de göz ardı ettiğini söylüyor: “[Algoritmalar] elimizdeki en iyi modeller, ancak oldukça yüzeyseller” diyor ve ekliyor, “Otizmde bu özel çalışma tasarımının değerlendiremeyeceği birçok şey var.”

Derleyen: Batuhan Sarıcan

Majority of autism risk resides in genes, multinational study suggests


https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3763210/

Otizm Yaygınlığı

AİLE BAĞLARI
Araştırmacılar 1998’den 2007’ye kadar Danimarka, Finlandiya, İsveç ve Batı Avustralya’da doğan çocuklar hakkındaki verilere dayanarak ulusal sağlık kayıtları aracılığıyla tarama yaptılar. Ayrıca, 2000’den 2011’e kadar İsrail’de doğan yaklaşık 130 bin çocuğun ulusal sağlık kayıtlarına da baktılar. Toplamda, örnek otizm tanısı konulan 22 bin 156 kişi de dahil 2 milyon çocuk incelendi. Çocukların çoğunluğu Danimarka, Finlandiya veya İsveç’te yaşıyordu.

İstatistiksel bir model kullanan araştırmacılar, otizm riskinin yaklaşık yüzde 81’inin çocukların ebeveynlerinden miras kalan genlerden kaynaklandığını bulguladı.

Kaynak: Cumhuriyet

Bunuda Okumalısın

Bebeğinizin Sorunuyla Doğmadan Önce Tanışın

  Otizm spektrum bozukluğuna neyin neden olduğu bilinmemekle birlikte genetik temelli olduğuna ilişkin bulgular var. …